25 Temmuz 2011 Pazartesi

Captain America...

''Captain America'', çizgi dünyasının yeni transferi...

Hikaye, ikinci dünya savaşı sırasında ABD ordusunun yarattığı süper güç Captain America'nın kötü güçlerle savaşını anlatıyor...

Film, sıradan, çelimsiz bir vatan severin ülkesine olan sevgisiyle ilgileri çekip, nasıl bir action heroya dönüşmesi üzerine...


Türünün bütün özelliklerini taşıyan film, buna rağmen kurgusu ve yönetimiyle benzerlerinden ayrılıyor...

Eğlenceli zaman geçirmek isteyenler için...

Cris Evans'ın oynadığı filmde yardımcı rollerde Stanley Tucci, Tommy Lee Jones ve Samuel L. Jackson gibi isimler var...

3/5

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Love Birds...

"Love Birds", gerçek anlamda bir romantik komedi...

Doug, sevgilisi terk edince yalnız kalır... Kötü dönemi atlatmaya çalışırken evine bir misafir konuk olur... Yaralı bir ördek... Doug önce ne yapacağını bilemez... Arkadaşlarının tavsiyesiyle onu bir hayvanat bahçesine götürür... Orada bir kuş uzmanıyla tanışır ve bir süre sonra aralarında bir yakınlaşma başlar...

Doug, yeni kız arkadaşı, onun oğlu ve Doug'un çalışma arkadaşları arasında sevimli bir ilişki başlar...


Doug, yeni kız arkadaşı ile eski sevgilisi arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır...

Türün özelliklerini barındırmasına rağmen benzerlerinden ayrılan film, keyifli vakit gerçirmek isteyenler için... Tabi biraz sizin de havanıza bağlı olarak...
Filmde Queen şarkılarının kullanılması ise zekice... Hikayenin Yeni Zelanda'da geçmesi filme ayrı bir hava getiriyor...

Filmde, Sally Hawkins ile Rhys Darby oynuyor...

3/5

Saxon...


İngilizlerin ünlü heavy metal grubu Saxon 19. stüdyo albümleri "Call to arms"ı çıkardı...

1980'lerde ilk 5-6 albümleriyle benim de favorilerim arasında bulunan grup, ne yazık ki sonraları aynı başarıyı yakalayamadı...

Grubun yeni albümü de bu anlamda eski albümlerinin yanında sönük kalıyor... Yine de Saxon'un yeni çalışmasına ilgisiz kalmak bu türün takipçileri olarak pek mümkün değil...


Hammer of the Gods" albümden çıkan ilk liste parçası... Albümde, "Surviving against the odds", "Call to arms", "Afterburner" ve " When doomsday comes" ön plana çıkıyor...



Saxon:

Biff Byford: Vokal
Paul Quinn: Gitar
Doug Scarrat: Gitar
Nibbs Carter: Bas
Nigel Glockler: Davul

14 Temmuz 2011 Perşembe

Wrecked...

"Wrecked", psikolojik-gerilim türünde bir film...

Kaza yapmış bir aracın içinde uyanan erkek, ne olduğunu önce anlayamaz... Hafıza kaybı yaşayan erkek, bulunduğu yere nasıl geldiğini hatırlamaya çalışır... Araca sıkışan erkek, bir yandan kurtulmaya ve olanları çıkarmaya çalışırken, diğer yandan hayatta kalma mücadelesi verir...


Doğa ile de savaşan erkek, gördüğü halüsilasyonlar ile gerçek arasında bocalar...

Benzerlerini izlediğimiz film, pek farklılık gösteremiyor. Pek sevmesem de Adrian Brody'nin performansı ile başlarda ilgi çeken film, sonra sıkıcı ve duragan hale geliyor...

2/5



Black Country Communion...

"Black country communion", rock dünyasının ünlü isimlerini bir araya getiren süper gruplardan biri...

Grubun ikinci albümü olan "2", hard rockın unutulmaya yüz tutmuş soundunu günümüze getirmeyi başaran oldukça iyi bir çalışma...

"Man in the middle" ile çıkış yapan grubun albümünde, tüm parçalar ortalamanın üzerinde... Albüm baştan sona dinleyebileceğiniz türden... Yılın en iyilerinden...


Black Country Communion:

Glen Hughes: Vokal, bas
Joe Bonamassa: Gitar
Jason Bonham: Davul
Derek Sherinian: Keyboard





11 Temmuz 2011 Pazartesi

Horrible Bosses...

"Horrible bosses", iş dünyasında patronlarından çekenler için yapılmış bir komedi...

Hikaye, çalışma yaşamlarında değişik nedenlerden dolayı patronları tarafından kötü davranışa maruz kalan üç arkadaşın, hayatlarını zindana çeviren üslerinden kurtulma mücadelesi...

Bunun için farklı yöntemler deneyen üçlü, sonunda bir hitmenin danışmanlığında işlerini kendileri görmeye karar verir... İş verenlerden kurtulmak o denli kolay değildir...


Filmin üç oyuncusuna, hayli ünlü isimler eşlik ediyor... Kevin Spacey, Jennifer Aniston, Colin Farrel, Jamie Fox gibi...

3/5

10 Temmuz 2011 Pazar

Kill The Irishman...

''Kill the Irishman'', İrlanda'nın ünlü gangsteri Danny Green'in hayat hikayesinden alıntılar yapıyor...

1970'lerde geçen hikaye, gangsterin mafya dünyasına girdiği, yükseldiği ve bir efsane olduğu yılları anlatıyor...

Ailesine bağlı olmayan Green bu yönüyle klasik gangsterlerden ayrılıken, güven veya güvensizliğin kilit değer olduğu mafya dünyasında düşmanlarına karşı ayakta durabilmek için mücadele verir...


İyi bir castı ve Green'in çarpıcı hikayesine rağmen film, ortalamanın üzerinde olsa bile gangster türünde öne çıkamıyor...

Ray Stevenson'a Christopher Walken, Vincent D'onorfio, Val Kilmer gibi isimler eşlik ediyor...

3/5

8 Temmuz 2011 Cuma

Bad Teacher...

''Bad Teacher'', düzenbaz bir lise öğretmeninin okuldaki bir yılını anlatıyor...

Komedi türündeki film, göğüslerini büyültmek için gerekli olan parayı bulabilmek için her yolu deneyen arsız bir öğretmen üzerine kurulu...

Para için beraber olduğu nişanlısı kendisini terk edince mesleğine geri dönen öğretmen, bir yandan ameliyatı için para bulmaya çalışırken, diğer yandan başka bir kadın öğretmenle potansiyel bir koca adayı için mücadele eder...


Oysa etrafında onu olduğu gibi beğenen ve değişimine yardım edecek kişiler vardır...

Cameton Diaz'ın oynadığı film, fazla zekice olmasa da yer yer güldüren hikayesiyle, fazla beklentiye girimeden izlenebilecek ortalama bir yapım... Filmde Justin Timberlake de var...

2/5

26 Haziran 2011 Pazar

Mr. Popper's Penguins...

''Mr. Popper's Penguins'' , penguenlerle yaşamak zorunda kalan bir emlak uzmanının maceralarını anlatıyor...

Çocukluğunda işi nedeniyle babasından uzak kalan, büyüyünce de başarılı bir emlak satıcısı olan kahramanımız, aile hayatında o kadar iyi değildir. Karısı ve iki çocuğu ile ayrı yaşamaktadır... Bir gün babasının vasiyeti üzerine ilginç bir hediye alır...


Bir buz kutusunda gelen altı tane penguen bir anda emlakçının hayatını değiştirir... Ailesiyle yakınlaşan emlakçı, işinde ise düşüş gösterir... Emlakçı ve ailesi giderek penguenlerle yaşama uyum sağlar...

Komedi türündeki bu aile filmi hayvanlarla seyretmeye alışık olduğumuz Jim Carrey için pek de başarılı bir çalışma değil... Penguenlerden hiç hoşlanmadım...

2/5

25 Haziran 2011 Cumartesi

Super 8...

''Super 8'' J.J. Abrams ile Steven Spielperg'in güçlerini birleştirdiği yeni bir uzaylı macerası...

Bir grup çocuk, kendi başlarına film çekerken bir tren kazasına tanık olur...

Tren silahlı kuvvetlere ait gizli bir kargo taşımaktadır. Kaza nedeniyle trendeki yük kaçmayı başarır...


Kazadan sonra ilginç olayların yaşandığı kasabada, çocuklar aslında neler olduğunu araştırmaya başlar...

Uzaylı ve çocuklar konusunu çok kez izledik... Bu film de türe yeni birşey getirmiyor... Çocuğun uzaylı ile karşılaştığı sahne ise hiç olmasaymış daha iyi... Klişelerin bolca yer aldığı film, ortalama bir yapım...

2/5

24 Haziran 2011 Cuma

Green Lantern...

''Green Lantern'' çizgi dünyadan sinemaya uyarlanana son action hero...

Hikaye, evreni kötülüklerden koruyan Green Lanternlere bir Dünyalının dahil olmasıyla ilgili...

Hal, çocukken babasını bir kazada kaybeden ve onun yolunda ilerleyip pilot olan genç bir adamdır... Bir gece Dünyaya düşen bir Green Lantern gemisi Hal'ın hayatını değiştirir... Gemideki Lantern ölmek üzeredir ve büyük güçlere sahip yüzük seçilmiş kişi olarak Lantern'in yerine geçmesi için Hal'ı bulur...


Hal, bir anda süper kahraman olur... Evrenler arası yolculuk yapar ve diğer Lanternlerle bağlantı kurar... Kötü güçler ise Dünyaya doğru ilerlemektedir... Kötü gücün Dünyada kendisine bir bilimadamını yardımcı yapmasıyla Hal'ın işi daha da güçleşir...

Özel efektlerle donatılmış film, yeni bir hero yatatsa da espri anlayışı ve sorumluluk duygusunu sonradan edinmesiyle benzerlerinden pek ayrılmıyor... Hikaye ise çok güçlü değil...

Ryan Reynolds'un oynadığı film, meraklısı için...

2/5


8 Haziran 2011 Çarşamba

X Men, First Class...

"X men- First class" X men serisinin yeni bölümü...

Filmde hikayenin başına gidiyoruz... Tanıdığımız kişiliklerin genç hallerini izliyor, insan ve mutanlar arasındaki anlaşmazlığın kökenini görüyoruz...

Charles ile Magneto'nun önceleri aynı tarafta ve dost olduklarını görmek ilginç... Üçüncü Dünya Savaşında bir yere kadar birlikte hareket eden ikilinin, sonrasında nasıl ayrı taraflarda yer aldıklarını ve hangi mutantların kimi seçtiğini seyretmek keyifli...


Filmde serinin hayranları için küçük bir sürpriz de var...

Görsel efektlerin güçlü olduğu ancak hikayesinin ilginç olsa da kuvvetli olmadığı yeni bölüm, fazla beklentiye girmeden, eğlenmek için seyredilebilecek bir yapım...

3/5

Nazareth...

Rock müziğin büyük isimleri art arda albüm çıkarmayı sürdürüyor...

"Big Dogz", İskoçyalı ünlü rock grubu Nazareth'in 22. stüdyo albümü...

Albüm, grubun klasik soundunu yansıtan en iyi albümlerinden olmasa da kayıtsız kalınamayacak bir çalışma... Dinledikçe daha fazla benimsenen türlerden...

"Big dog's gonna howl", "Claimed", "No mean monster", "Radio" ilgi çeken parçalar...




Nazareth:

Dan Mc Cafferty vokal
Jimmy Murrison gitar
Pete Agnew bas
Lee Agnew davul

object width="250" height="40">

flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&songIDs=30018765&style=metal&p=0" allowScriptAccess="always" wmode="window" />

7 Haziran 2011 Salı

Water for elephants...

"Water for elephants", tam anlamıyla klasik anlayışla çekilmiş klasik bir aşk üçgenini anlatan dönem filmi...

Ailesini ve mal varlığını kaybeden gencin, kaçak olarak bindiği trenin bir sirke ait olduğunu anlamasıyla hayatı değişir...

Veteriner öğrencisi olan genç, bu sayede sirkte işe başlar. Sirkin yıldızı at eğitmeni kadına görür görmez aşık olur. Ancak kadın sirkin sahibinin eşidir... Kıskanç koca genç ile arkadaşlık kursa da söz konusu karısı olunca kontrolü kaybeder...


Yasak aşkı konu alan film, klasik tarz sinemanın tüm unsurlarını kullanıyor... Hikayede bazı boşluklar olsa bile görüntüleri, sadeliği ve anlatımıyla izlemeye değer bir yapım...

Reese Witherspoon ve Robert Pattison'un oynadığı filmde, Christoph Walts iyi performans gösteriyor...

3/5

6 Haziran 2011 Pazartesi

I saw the devil...

"I saw the devil", bir intikam öyküsü...

Film, genç kadınları işkenceyle öldüren bir katil ile kurbanlar arasında nişanlısı bulunan genç bir erkeğin ölüm kalım savaşını anlatıyor...

Tüyler ürpertici bir açılışla başlayan hikaye, genç erkeğin nişanlısının polis olan babasının sayesinde zanlı olarak görülen birkaç kişinin peşine düşmesi ve doğru adamı bulmasıyla devam ediyor...


Bundan sonra hikaye iki adam arasındaki kedi fare oyununa dönüyor... Genç adam katili bir defa da haklamak yerine, süreci uzatarak acıyı artırmayı planlar... Ancak bu hareketinin sevdiklerinin acı çekmesine neden olacağını göremez... Taraflar giderek daha kinlenerek ölümcül sonuca ulaşmaya çalışır...

İzlemesi zor sahnelerin bol yer aldığı filmin görselliği etkileyici... İki erkek oyuncunun performansları da iyi... Konusu ve anlatımı ile çok ilginç olmasa bile bu Kore filmi, ortalamanın üzerinde...

3/5

2 Haziran 2011 Perşembe

Uriah Heep...

İngilizlerin ünlü grubu Uriah Heep, 23. albümleriyle geri döndü.

"Into the wild", hard rockın başarılı temsilcilerinden olan grubun, uzun soluklu kariyerlerinde çıkardıkları en iyi albümlerden...

Vokalistler dahil pek çok üyesi değişen ve günün sounduna uyum sağlamaya çalışan grubun son albümü, ilk yıllara kıyaslama yapma hatasına düşmesseniz, keyifle dinlenebilen bir çalışma.


Liste parçası "Neil on the head" tam bir arena şarkısı. "I can see you", "Trail of diamonds" ve "Kiss of freedom" öne çıkan parçalar. Ama benim favorim " Hard way to learn".





1 Haziran 2011 Çarşamba

The ward...

"The ward", John Carpenter'in yeni filmi...

Bir klinikte geçen hikaye, ruhsal sorunları olduğu iddia edilen genç bir kadının, esrarengiz olayların meydana geldiği klinikte geçirdiği gerilim dolu günleri anlatıyor...

Klinikte Alice adında daha önce tedavi gören bir hasta ortadan kaybolmuştur. Klinikteki gençlerin arasında bir sır olan Alice, zaman zaman ortaya çıkmakta ve hastaların peşinden gitmektedir.

Kliniğe yeni gelen kız ise bu sırrı çözmek için diğerlerinden yardım ister. Birlikte Alice'i bulacaklardır ancak gerçek bir anda ortay çıkar...

Filmin çözümünü anlatmayacağım ama benzer konulu filmleri daha önce çok izledik. Gerilimi düşük, hikayesi ve oyunculuklarıyla oldukça sıradan bir film.

2/5


31 Mayıs 2011 Salı

Hangover 2...

"Hangover 2", çılgın ekip yine bir evlilik öncesinde inanılmaz bir serüven yaşıyor...

Bu kez Stu evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Tayland'da evlenecektir. Tabi ki yakın arkadaşlarının yanında olmasını ister. Taylandlı aile ile yenen yemeğin sonrasında grup yanlarına gelinin erkek kardeşini de alarak kumsala iner. İçmeye başlarlar...


Sabah uyandıklarında grubun bu kez üç elemanı kendilerini yine belanın içinde bulur. Ellerinde bulunan küçük ip uçlarıyla gece neler yaşandığını bulmaya çalışırlar... Gelinin erkek kardeşi kayıptır, bir maymun gruba eşlik eder ve konuşmayan yaşlı bir Taylandlıya bakmak zorunda kalırlar... Bunlarla bittiğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz...

Filmde Paul Gimmati ise klasik casta küçük bir rolde eşlik ediyor.

Hikaye ilkinin aynısı. Konu bildik gelince ilki kadar ilginç gelmiyor, yine de grubun başına gelenleri izlemek keyif veriyor...

3/5

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Pirates of Caribbean- On stranger tides...

"Piritase of Caribbean- On stranger tides", serinin dördüncü bölümü...

Captain Jack Sparrow'u yeni bir macerada tekrar izlemek keyifli olsa da casta yeni dahil edilen isimlerin hikayeye yeni birşeyler kattığı söylenemez. Hatta gözleriniz eski oyuncuları fazlasıyla arıyor...

Jack, İngiltere'de kendi adını kullanarak gençlik çeşmesini bulmak için mürettabat toplayan bir sahtekarı aramaktadır. Kısa sürede bulduğu kişi, eski sevgilisi, efsane korsan Kara sakal'ın kızından başkası değildir.


Gençlik çeşmesinin yerini bilen Jack, kötü korsan ve kızına yol gösterir. Bu arada İspanyollar ve İngiliz kraliyeti için çalışmaya başlayan eski dostu korsan da aynı hedefe ulaşmak istemektedir.

Genç bir misyoner ile deniz kızı arasındaki aşkın anlatıldığı yan hikaye ile desteklenen filmde, üç grubun aynı amaç için çatışmasını izleriz...

Johnny Depp Jack rolüyle her zamanki gibi iyi ve eğlenceli... Penelope Cruz ise film için gerekli değilmiş.

Hikayesi ve mizahı zayıf olan film, diğerleri gibi keyif vermese de bu sevimli korsanın serüvenlerine ilgisiz olmak imkan dışı gibi gözüküyor...

3/5

24 Mayıs 2011 Salı

La Herencia Valdemar...

"La Herencia Valdemar" , klasik tarzda, türün tüm klişelerine uyularak yapılmış iki bölümlük bir korku filmi...

Birincisinin bağımsız olarak izlenemediğini belirterek, hemen bir uyarı yapalım...

Eski ve değerli yapılar ile ilgilenen bir şirket, son uzmanının geri dönmemesi üzerine, eve yeni bir uzman yollar. Sonuç değişmez...


Bu defa daha kalabalık ve deneyimli bir grup evin yolunu tutar... Tren yolculuğunda evin geçmişi anlatılır... Günümüzde geçen kısmı daha gerilimli olsa da çok daha kısa süren ilk bölümde, uzun uzun evin ve ev halkının hikayesi anlatılıyor...

Korku filmlerinde İspanyol tarzını Uzak Doğu'ya tercih etsem de bu film ilk bölümündeki haliyle çok şey vaat etmiyor... Ancak hikayenin kaldığı yere bakılacak olursa, ikinci bölümün daha heyecanlı ve gerilimli olmasının beklendiğini söyleyebiliriz...

2/5

Konu Başlıkları